EUSKALTEL - EUSKADI

Bisiklet Sporu, Euskaltel - Euskadi Takımının Kapanmasıyla Birlikte Önemli Bir Değeri Yitirmiş Oluyor...

Çeviren: Ali Sinan Deniz  27/06/2015

 

*Bu yazı, Velo News internet sitesi yazarlarından Andrew Hood tarafından yazılmış ve 18.10.2013 tarihinde aşağıdaki linkte yayınlanmıştır. Yazının aslında kullanılan tek fotoğraf haricindeki diğer fotoğraflar tarafımızdan eklenmiştir.

http://velonews.competitor.com/2013/10/analysis/cycling-loses-something-special-with-demise-of-euskaltel_306041

 

 

laiseka

Roberto Laiseka, turunculu Euskaltel takımına, katıldıkları ilk Fransa Bisiklet Turu'nda liderlik etti ve Pireneler'deki Luz Ardiden etabında zafere ulaştı. (Fotoğraf: Jaime Reina / AFP)

 

 

Bisiklet sporu, bu hafta Euskaltel-Euskadi takımının kapanmasıyla birlikte önemli bir değeri yitirdi.

Turunculu Bask ekibi, 20 yıllık bir geçmişin ardından, üst düzey bir bisiklet takımını idare etmedeki maliyet yükselişinin de bir yansıması olarak, köklü geleneğine hüzünlü bir şekilde son verdi ve kapılarını kapattı. Ne sponsor desteği ne de dağlık Bask Bölgesi’nin yerel bisikletçileri için başka bir alternatif bulabilen bisiklet sporunun en özel takımlarından Euskaltel, tüm İspanya’yı etkileyen ekonomik krizin kurbanı oldu.

Yaklaşık 20 yıl önce, Euskadi Vakfı Başkanı Miguel Madariaga için başlayan tümüyle Bask sporculardan kurulu ve Avrupa’nın en önemli yarışlarında mücadele eden bir takıma sahip olma hayali, takımın bu hafta son yarışını (Pekin Turu) tamamlayışı ile sessiz sedasız bir şekilde karanlığa gömüldü. Madariaga, bisikletin Avrupa’daki tartışmasız en önemli ayaklarından biri olan Bask Bölgesi’nde bisiklet sporunu daha da geliştirmenin hayalini kuruyordu ve Euskaltel-Euskadi takımı bu hayalin bir ürünü olarak doğdu. Hemen hemen bütün İspanyol profesyonel bisikletçiler amatör kariyerlerinde bu bölgedeki yarışlara katıldılar ve yine birçok üst düzey profesyonel, Avrupa’daki en büyük yarışlarda başarı elde edebilmek için bu yeşil tepelere tırmandı. Euskaltel, üyelerinin -yani İspanyollar'ın deyimiyle socios'ların- takım bütçesine katkı yaptığı tek kulüptü. Her sezon 4 bine yakın taraftar takım bütçesine katkıda bulunuyordu.

 

Madariaga 44

Miguel Madariaga

Euskaltel’in bisiklet dünyasında ortaya koyduğu yaklaşıma paralel olarak, benzer fikre sahip birçok profesyonel takım geldi geçti. 7 Eleven, bundan 20 yıl önce tamamıyla Amerikan sporculardan kurulu bir takım olarak sahneye çıktı. Bugün ise Katusha, Astana ve Sky takımları; Rus, Kazak ve İngilizlerin -tıpkı Euskaltel örneğinde olduğu gibi- kendi sporcularını yetiştirdikleri ve geliştirdikleri ulusal projeler olarak karşımızda duruyor.

Lâkin bu takımlardan hiçbirinin Euskaltel kadar köklerine bağlı ve özgün olduğunu söylemek mümkün değil. Bu sezonun başına kadar, takım içerisinde aile kökenleri ya da doğum yeri itibarıyla Bask olmayan tek sporcu 2008 olimpiyat şampiyonu Samuel Sánchez idi. Asturias yakınlarından gelen Sánchez, henüz çok gençken Bask Bölgesi’nde yarışmaya başlamış ve sonrasında ise bu toprakları hiçbir zaman terk etmemişti. Aslına bakılırsa Sánchez de bir Bask evladı sayılırdı.

 

Sanchez2011TDF

Samuel Sánchez ve fonda Bölgesel Bask bayrağı Ikurriña... 2011 Fransa Bisiklet Turu

 

Madariaga, birkaç ince Bask tırmanışçıyla birlikte bisiklet sporunun en yüksek arenasına –Fransa Bisiklet Turu- ulaşmayı hedeflemişti ve en nihayetinde 2001 yılında bu hedefine ulaştı.

Euskaltel’in bisiklet sporuna kazandırdığı birçok büyük isim oldu. Igor González de Galdeano ve Unai Etxebarria ilk dönemin başarılı sporcularından bazılarıydı. Devamında, yakın zamanda 2014 sezonu için Trek Factory Team ile anlaşan; 2003 ve 2007 Fransa Bisiklet Turlarında aldığı beşinciliklerle takım tarihinin bu yarıştaki en iyi derecelerine imza atan Haimar Zubeldia gibi sporcular geldi. Bir diğer örnek de Aitor González ve Fransa Bisiklet Turu’nda saltanatının zirvede olduğu bir dönemde Lance Armstrong’a meydan okumaya cüret eden, ancak ne var ki bir bilinmezlikte kaybolup giden ince yapılı, çarpıcı tırmanışçı Iban Mayo. Takımın son kadrosunda ise Igor Anton, 23 yaş altı dünya eski şampiyonu Romain Sicard, Mikel Nieve ve Izagirre kardeşler yer alıyordu.

 

Zubeldia

Haimar Zubeldia

 

Takıma, 2001’de Katıldıkları İlk Fransa Bisiklet Turu’nda Laiseka Önderlik Etti…

Belki de hiçbir bisikletçi, bir Bask tırmanışçısının sahip olduğu büyüyü ve mistisizmi Roberto Laiseka kadar iyi yansıtmamıştır.  1999 ve 2000 İspanya Bisiklet Turlarında dağlık etaplarda zaferlere imza atan bu ince yapılı münzevi tırmanışçı, takımın böylesine büyük başarılar kazanan ilk sporcusuydu.

2001 yılına gelindiğinde yarışçılar, Euskaltel-Euskadi takımının simgesi haline gelen kendine özgü –Bask bayrağı Ikurriña’nın geleneksel renklerinden ziyade büyük ölçüde ana sponsor Euskaltel’in rengi olan- turuncu mayosunu giyiyorlardı. Aynı yıl, Fransa Bisiklet Turu organizasyonu takıma uzun zamandır bekledikleri teklifi yaptı… 

Takımın katıldığı bu ilk Fransa Bisiklet Turu’nda, oldukça kalabalık bir Bask seyirci topluluğu Pireneler’deki meşhur route-10 geçişini doldurmak için sınıra akın etti. Gürültücü taraftarlar gün boyunca şaraplar eşliğinde kutlama yaparak, büyük bir coşkuyla kendi sporcularının geçişini beklediler.

Ve takım, Luz Ardiden yolunda tek başına atak yapan Laiseka’nın etabı almasıyla büyük bir başarı elde etti (2001 Fransa Bisiklet Turu 14. Etap: Tarbes – Luz Ardiden). O yıl Armstrong Fransa Bisiklet Turu’na üçüncü kez katılıyordu ve Teksaslı, önüne gelen herkesi ezip geçmekte kararlıydı. Ancak genel klasman tehdidi gibi görünmeyen Laiseka, Armstrong’u geride bırakarak etap zaferine ulaştı. Bu, hem takım hem de Laiseka için çok büyük bir zaferdi. Pireneler bundan böyle, baştan aşağı turuncularla bezeli bu kavmin, her Temmuz’da birkaç günlüğüne gelip hicretlerini gerçekleştirdikleri bir Bask yöresi haline geliyordu. Takımın yarışçılarından Iban Mayo, yakın zamanda Armstrong’a meydan okuyan sözler sarf etmişti ve bundan güç alan Bask taraftarlar, Pireneler geçişinde Teksaslıyı yuhaladılar. Hatta onunla ağız dalaşına bile girenler oldu.

Laiseka 2001’deki Luz Ardiden dışında hiçbir Fransa Bisiklet Turu etabı kazanmadı. Lâkin bu zaferden sonra, 2005 İspanya Bisiklet Turu’nda Pireneler’deki Cerler dağlık etabını kazanarak bir büyük tur etap galibiyetine daha ulaştı. Laiseka, 2006 yılında dizindeki bir sakatlık yüzünden emekli olduğunda Euskaltel, sahip olduğu o mistik ruhtan bir şeyleri kaybetmiş gibi görünüyordu. O’nun sahneden çekilmesiyle birlikte diğerleri -Sánchez, Antón, ve Mikel Nieve- geldi ancak hiçbiri, Bask taraftarların hayal gücüne gizemlerle dolu Laiseka kadar hitap etmedi.

Bisikletçiler arasında EPO kullanımının çok yaygın olduğu dönemde yaşanan doping skandallarından Euskaltel de payını aldı. Zaten takımın, bisiklet sporunda EPO çağı olarak adlandırılan bu dönemde kazanmak için her şey mubahtır anlayışının bir parçası olmamasını ve bu skandalların dışında kalmasını beklemek çok zor! Euskaltel’in başına musallat olan doping soruşturmalarının merkezinde ise Mikel Astarloza ve Iñigo Landaluze vardı.

 

Yeni On Yıl ile Birlikte Yeni Sorunlar…

Tüm bu yaşananların ardından yeni süreçle birlikte takımın kaderi değişmeye başladı. Madariaga -Bask bisikletinin büyükbabası- 2009’da takım yönetimini Julian Gorospe’den teslim alan Igor González de Galdeano’ya sessiz sedasız bir şekilde kapıyı göstererek bir yenilenme yoluna gitti.

2012 Sezonuna gelindiğinde, finansörler önlerindeki sezon için takıma olan desteklerini aynı seviyede sürdüremeyeceklerini açıkladılar. Yerel Yönetim sağlık, eğitim, emekli aylıkları ve diğer kamu harcamalarındaki ciddi bütçe kesintileri ile yüzleşmek zorundayken; Bölgesel Bask Yönetimi’nin bir bisiklet takımına 5 milyon Euro harcamasına bahane bulması imkânsızdı. Ne var ki, takımın uzun yıllardır ana sponsoru olan yerel telekomünikasyon şirketi Euskaltel, 2013’te de takımı ayakta tutacağına dair taahhüdünü güçlendirdiğinde Galdeano günü kurtarmış gibi göründü.

Takım yönetimi, World Tour seviyesinde yarışmaya devam edebilmeleri için gerekli puanları toplayabilecek sporcularla sözleşme yapmaları konusunda baskı altındaydı. Takım yalnızca Bask sporculardan meydana geliyordu ve bu uzun yıllardır devam eden bir gelenekti. Galdeano bu geleneği terk ederek takıma Bask kökenli olmayan 7 yeni yarışçı dâhil etti. Bu yarışçıların birçoğu ikinci sınıf/vasat takımlardan düşük bedellerle transfer edildi ama o sene takımın World Tour seviyesinde yarışmasını sağlayan puanları da yine bu yarışçılar topladılar.

Euskaltel, sezon başında yaşanan tüm zorluklara rağmen yoldaki mücadelesini sürdürdü. Takımın ilk galibiyetlerinin gelmesi Nisan ayını buldu. Haftalar sonrasında ise, yaşanacak büyük sıkıntının ilk fısıltıları takım otobüsünde duyuluyordu. Yerel yönetimin artık takımı desteklemeyeceklerini doğrulamasının ardından Euskaltel de bir açıklama yaptı ve eksilen bu desteği kendilerinin karşılamasının mümkün olmadığını bildirdi. Fransa Bisiklet Turu’nun bitişiyle birlikte, takım yönetimi geçici bir finans kaynağı arayışına girdi. Bu sırada yarışçılara sessizce, kendilerine yeni takımlar aramaları gerektiği söylendi.

Takımda böylesine sıkıntılı bir süreç yaşanırken, ufukta bir beyaz atlı prens, Formula 1 pilotu Fernando Alonso suretinde beliriverdi. Tutkulu bir bisiklet fanı olan Alonso, Oakley Avrupa Pazarlama Müdürü olan Kiko García’nın, takımın yakında kapanma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu konusunda kendisini uyarmasının ardından, Euskaltel’in ProTeam lisansını satın alıp takımı kurtarmak, yarışçılar ve takım çalışanlarının işlerini kaybetmelerinin önüne geçmek ve Euskaltel-Euskadi’nin köklü mirasını sürdürmek için Eylül ayı başlarında hemen harekete geçti.

alonso

Formula 1 Pilotu Fernando Alonso

 

Alonso’nun danışmanlarından oluşan ekip oldukça hızlı davrandı. Hatta İspanya Bisiklet Turu galibi Chris Horner’ın da aralarında bulunduğu kimi yarışçılara gelecek sezon için sözleşme imzalama taahhüdünde bile bulunuldu. Ancak iki taraf arasındaki pazarlıklar giderek çirkin bir hal aldı. Sağlam bir inançla başlayan süreçte, özellikle takımdaki mevcut yarışçı ve çalışanlara yapılacak ödemeler, malzeme sponsorlarının kontratları ve takım merkez ofisinin nerede konuşlanacağı ile ilgili konularda ayrılıklar yaşandı. Nitekim durumu iyileştirmek için ihtiyaç duyulan bu süreç bir anda felakete dönüştü. İki taraf da net bir şekilde anlaşmanın bozulduğunu ilan ettiler. Fernando Alonso, kendisini 2015 sezonu için yeni bir takım kurmaya adamış olsa da iki tarafın uzlaşmadan uzak tutumu sonucunda Euskaltel’i kurtarma umutları son buldu.

Bugün Madariaga, hayalinin elinden kayıp gidişine acıyla bakıyor…

Madariaga, World Tour takımını kaybettikten sonra Euskaltel’in kıta takımına yoğunlaştı ancak onlar da bütçe krizleri ile karşı karşıyaydı. Madariaga, birkaç hafta içinde 400 bin Euro bulunamadığı takdirde kıta takımının da iflas edeceğini duyurdu.

Euskaltel’in çöküşüyle birlikte, gelecek vaat eden genç Bask yetenekleri için bisikletin en önemli boru hatlarından biri kapanmış oluyordu. Artık kendi memleketlerinin formasıyla yarışma şansına sahip değiller ve onları pelotonda daha zor zamanlar bekliyor! Bugün İspanya’yı temsil eden tek World Tour takımı Movistar. Bunun haricinde bir diğer önemli İspanyol ekibi ise, UCI Pro-Continental seviyede tek başına hayatta kalma mücadelesi veren Caja Rural.

Bisiklet sporu mirasının önemli parçalarından biri daha yok oldu. Yerelde yetişip dünyaya kafa tutan yarışçıların mütevazı takımı kavramı, şimdilerde tarihin sayfalarına doğru gözden kayboluyor.

Günümüzde Euskaltel’den 4 kat daha büyük bütçeli süper takımlar sporu domine etmekteler. Sky, Astana, Bmc Racing ve Kathusa’nın başı çektiği bu yeni süper takımlar, iyi oranda finanse edilmiş durumdalar. Ayrıca üst düzey yarışçılarla sözleşme yapmak, en iyi ekipmanları geliştirmek ve önemli antrenörlerle çalışmak için büyük miktarlarda harcama yapma imkânına da sahipler. Artık bisiklet, bu sporu domine eden Amerikalı, Avustralyalı, İngiliz ve hatta Afrikalı yarışçılarla birlikte uluslararası bir hale geldi.

Bazılarının da dediği gibi; evrim geçir ya da yok ol! Euskaltel evrim geçirmek için çabaladıysa da birçok farklı nedenden ötürü bunu başaramadı. Bisiklet sporu, bir daha Euskaltel gibi bir takım görür mü bilinmez!

Daha büyük, daha hızlı ve daha zengin olan; her zaman daha iyi olmayabilir!

 

 

 

 

İngilizceden dilimize çeviren: Ali Sinan Deniz

 

twitter     instagram     soundcloud